|
Bugün projenin ne olup ne olmadığı, neler getireceği konusunu özellikle göreceğiz. Yarın daha ziyade projenin teknik detaylarına gireceğiz. Avrupa Birliğine giriş süreci içerisinde Türkiye için en önemli konulardan biri Çevre. Çevre ülkemizin Avrupa Birliği Mevzuatına uyum ve uygulama açısından zorlanacağını düşündüğümüz alanlardan biri. Çevre ile ilgili bu bağlamda başlatılmış ve yürütülmekte olan projeler var. Bilhassa Çevre alanında kapasite geliştirilmesi için Avrupa Birliği desteği ile şu an yürütülmekte olan 4 adet projemiz var; Yüksek Maliyetli Çevresel Yatırımların Planlanması Projesi, Doğa Koruma Projesi ki onu da Federal Almanya`nın Çevre, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı ile beraber eşleştirme projesi şeklinde yürütüyoruz. Ayrıca yine Bilgiye Erişim Projesi de bu bağlamda bizim başlatmış olduğumuz projeler arasında. Eşleştirme projeleri diğer ihale tarzında yapılmış, hazırlanmış ve sonuçları bize sunulmuş projelerden biraz farklılık arz eden projelerdir. Bunlar bir Avrupa Birliği üyesi ülkesiyle Avrupa Birliğine giriş sürecinde olan bir ülkenin müştereken belli bir konu çalışıp, o ülkeyi Avrupa Birliği Standartlarına getirmeyi hedefleyen çalışma tarzı oluyor ve ben bu çalışma tarzını önemli görüyorum. Çünkü olay pişmiş olarak önünüze gelmiyor, siz olayı beraberce pişiriyorsunuz, beraberce hazırlıyorsunuz. O zaman yerli uzmanlarda, yerli katılımcılar da bu hadisenin, bu olayın bir parçası oluyorlar. Katkı eden bir taraf oluyorlar ve buda kapasite geliştirilmesi konusunda çok önemli. Söz konusu eşleştirme projesi Hava Kalitesi konusunda. Bu projenin veya ayağının başlangıç toplantısını bu iki günde yapıyor olacağız. Tabi hava kalitesi ile ilgili çalışmalarda Avrupa Birliğinden Federal Almanya Çevre, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı bir taraf olarak dururken, ülkemiz açısından hava kirliliğinin tek tarafı bizim Bakanlığımız değil, bunun diğer tarafları da var: Sağlık Bakanlığı, Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi gibi ki bu kuruluşlardan da arkadaşlar var burada. Ve diğer kurulumlardan, sanayiden, sivil toplum örgütlerinden, üniversitelerden de bugün bu toplantıda geniş kapsamlı bir katılımımız var. Eminim proje yürütülürken, projenin devamı esnasında buna taraf olan tüm ilgili kurum kuruluşlar yerlerini almaya devam edecekler. Çünkü bu katılımcılık olmadan hazırlanan yönetmeliklerin, mevzuatın uygulama şansı olmuyor. Sonradan sık sık değişiklik gerekiyor, bunlara meydan vermemek için ta başından bu çalışmaların herkesin katkısıyla yapılmasını önemli buluyoruz. Prensip olarak, ister Avrupa Birliği Destekli olsun, isterse kendi imkânlarımızla yapıyor olalım, bu konuya önem veriyoruz. Bu Eşleştirme Projesinin toplam bütçesi 1.547.000.- Euro ve bunun yaklaşık 1.500.000.- Euro`su Federal Almanya katkısı ile finanse edilmektedir. Projenin amaçları arasında Avrupa Birliği`nin Hava Kalitesi Çerçeve Direktifinin ve Büyük Yakma Tesisleri Direktifinin Türk Mevzuatına aktarılması, yani bu bir uyumlaştırma çalışması aslında. Kısaca Ulusal Hava Kalitesi Çerçeve Yasası Taslağının bu anlamda hazırlanması. Türk tarafının teknik ve kurumsal bilgilerinin güçlendirilmesi, burada bir kapasite geliştirilmesi amacı güdülüyor ve söz konusu direktiflerin uygulanabilmesi için stratejik eylem planlarının geliştirilmesi gerekiyor. Çalışma bittiği zaman bizim Hava Kalitesi ile ilgili mevzuatımızı Avrupa Birliği Müktesebatı ve AB standartlarına getirilmesi için bir takvim de oluşturulmuş olacak. Toplantı öncesi dağıtılan bilgi notlarında AB tarafından şu anda uygulanan ve bizim de gelecekte muhtemel olarak uymamız gereken limit değerler mevcut. Bunlar tabi toplantı ve proje esnasında daha detaylı olarak ele alınacak. Gerek bu toplantıda gerekse projenin devamında Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Bulgaristandan örnekler sunulacak. Bu ülkelerdeki benzer çalışmalar aktarılacak ve biz bu tecrübelerden yararlanabileceğiz. Bizim her şeyi yeniden keşfetmek gibi bir lüksümüz yok. Bu yoldan geçmiş olan diğer ülkelerin tecrübelerini paylaşmak durumundayız. Aslında eşleştirmenin getirdiği en büyük avantaj da o. Bu yöntemle daha efektif sonuçlar alacağımıza inanıyoruz. Çalışmada yer alacak Federal Almanya Çevre, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı mensuplarına vermiş ve verecek oldukları katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Bizim o Bakanlık ile münasebetlerimiz sadece proje bağlamında da sınırlı değil, 12 Aralık 2004 tarihleri arasında Ankara`da Almanya Çevre Bakanlığı ve bizim Bakanlığımızın müşterek organize ettiği Atık Su Arıtma Tesisleri Yapımı konusunda 2 günlük bir seminer gerçekleştirilecektir. Orada yine işbirliği imkânları, bilgi alışverişi, teknoloji ve bilgi paylaşımı mümkün olacak. Ayrıca bu imkânı sunan ABnin ilgili kurumlarına, Avrupa Komisyonuna ve çalışmaya katkıda bulunacak bütün sizlere, kurum ve kuruluşların temsilcilerine tekrar hoş geldiniz diyorum, katılım ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. |